NTT DATA Raporu Artan Sigorta Risklerini ve Yapay Zeka Entegrasyon Sorunlarını Bildiriyor
NTT DATA tarafından yayımlanan yeni bir rapor, tırmanışa geçen küresel riskler ile sigortacılık sektörünün bu risklere yanıt verme kapasitesi arasında büyüyen bir uçuruma dikkat çekiyor. Şirketin Insurtech Global Outlook 2026 raporuna göre sektör; sigortalanmamış zararlardaki artış, yükselen sorumluluk tazminatı talepleri ve değişen operasyonel ihtiyaçlar nedeniyle kritik bir yapısal kırılma noktasına ulaştı.
Siber güvenlik, ticari sigorta risklerinin ilk sırasına yerleşmiş durumda. Raporda, siber olaylardan kaynaklanan ve sigorta kapsamında olmayan zararların 2023'teki 171 milyar dolar seviyesinden 2030 yılına kadar 700 milyar doların üzerine çıkacağı öngörülüyor. Aynı zamanda; aşırı hava olayları, seller ve orman yangınları gibi iklim kaynaklı nedenlerden doğan sigortalanmamış zararlar da 180 milyar dolara ulaştı. Sektördeki kırılganlığı artıran bir diğer etken ise sorumluluk tazminatı taleplerinin %57 oranında yükselmesi oldu.
Bu zorlu operasyonel baskılar karşısında rapor, yapay zekanın sunduğu büyük potansiyele vurgu yapıyor. Yapay zeka yerlisi (AI-native) ve otonom aracılı (agentic) operasyonlara geçiş yapmak; otomasyon ve süreç optimizasyonu sayesinde şirketlere %35'e varan oranlarda maliyet tasarrufu sağlayabilir.
Ancak yapay zekanın benimsenmesi ile iş süreçlerine tam olarak entegre edilmesi arasında ciddi bir uçurum bulunuyor. Sigorta sektörü çalışanlarının %66'sı yapay zeka araçlarını bir şekilde kullanıyor olsa da, sigorta şirketlerinin yalnızca %22'si yapay zekayı canlı üretim ortamlarında geniş ölçekte uygulamayı başarabildi. NTT DATA, bu tıkanıklığın teknolojik yetersizliklerden ziyade güven, yönetişim ve işletim modellerindeki eksikliklerden kaynaklandığını belirtiyor.
Sektörün finansman ve yatırım faaliyetlerinde de büyük değişimler gözleniyor. ABD sigorta pazarındaki ilk halka arzlar (IPO) son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, girişimlerin borç finansmanı 9,5 milyar dolara tırmanarak hisse senedi (öz sermaye) fonlamasını geride bıraktı.
Rapor, sigortacıların bu dinamik süreci yönetebilmeleri için dört temel alana odaklanmalarını tavsiye ediyor:
Proaktif Dayanıklılık: Risklerin sigorta kapasitesinden daha hızlı büyüdüğü günümüzde, şirketlerin sadece hasar gerçekleştikten sonra tazminat ödeyen reaktif bir tutumdan sıyrılması gerekiyor. Bunun yerine veri, yapay zeka ve simülasyon teknolojilerinden yararlanarak sürekli risk tespiti ve önleme odaklı bir modele geçilmesi öneriliyor.
Sorumlu Yapay Zeka Kullanımı: Yapay zekanın şirket içinde daha geniş kabul görmesi için açıklanabilirlik, mevzuata uygunluk ve insan kontrolü süreçlerinin sistemlere en başından itibaren dahil edilmesi gerekiyor.
Önleme Odaklı Müşteri Deneyimi: Hiper-kişiselleştirme trendi yıllık %35'i aşan bir bileşik büyüme oranı yakalarken, işverenlerin %67'si de risk önleme girişimlerine bütçe ayırıyor. Bu durum, hasarı gerçekleşmeden önlemeye öncelik veren sigortacılık yaklaşımlarına talebin arttığını gösteriyor.
Partner Ekosistemleri: Gömülü sigortacılık (embedded insurance) pazar büyüklüğü 2025 yılında 116 milyar doları aştı. Açık standartlar ve regülasyonlara hazır altyapılarla desteklenen ekosistem ortaklıkları, gelecekteki büyümenin en önemli itici gücü olarak öne çıkıyor.